29 Haziran 2011 Çarşamba
25 Haziran 2011 Cumartesi
24 Haziran 2011 Cuma
yüzme bilmeden, daha deniz görmeden, hiç güneşte yanmadan,şimdi ölmek istemem bir kalbi sarmadan.aşkı tatmadan daha, onla sarhoş olmadan, hiç sevişmeden daha,şimdi ölmek istemem daha hiç gülmeden.çoban yıldızı. sen benle kal, çoban yıldızı.hep benle kal, zamanın varsa.ben hiç kimsem olmadan, tepeden tırnağa ona hiç sarılmadan,şimdi ölmek istemem kalbine dokunmadan.hadi al götür beni, hala benimmişler gibi, evime yurduma.taze meyve tatları yağmurlarında, çoban yıldızı.sen benle kal, çoban yıldızı, zamanın varsa, biraz daha.
19 Haziran 2011 Pazar
peki diyelim birkaç hafta sonra ben değişecek miyim? hayır. aynı o düşünceleriyle duyguları arasındaki savaşta saçmalayıp duran kız olmaya devam edicem.
her saniye neden öyle dedi, neden öyle yaptı, bunların altında ne yatıyor, beni gerçekten kandırıyor mu… ve daha binlercesi aklımda dolanıyor.
hadi diyelim hepsini görmezden geleyim her şey iyiymiş, hiç aklımı kurcalayan bir şey yokmuş gibi devam edeyim… ee ya sonra? ya korktuklarım başıma geldiğinde kim benim yanımda olacak? kim senin suçun değildi anlayamazdın zaten diyecek?
mesela o zaten çoktan gitmiş olacak?
ben bir başıma kendi içimde, gene kendimle debelenerek boğulacağım.
bunun onun umrunda olacağını sanmıyorum. tek istediğim o sakladığı şeyi öğrenmek.
galiba haklı paranoyalarımla keskinleşen duygularım beni gerçekten koparıyor.
bütün sorun gözümü kapayıp al kalbim burda, aklım da burda ne yaparsan yap istediğin kadar aşşağıla onları diyebilecek kadar çok sevmemem onu. seviyorum tabi ki ama beni mahvetmesine göz yumacak kadar değil. keşke o kadar çok sevseydim onu da sadece onu sevdiğimi düşünebilseydim.
bu kadar işte tek istediğim ne saklıyorsa onu öğrenmek. insanın bilgiye olan açlığı, muhtaçlığı gibi…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)